Ana içeriğe geç
Sepet
Soran CAGDAŞ ILGAZ ŞENELabout 6 years ago

Alexander Tomandl Hilti Corporation, Schaan, Principality of Liechtenstein

ankraj,korozyon,cephe

3.0K

Bir cephe uygulamasında bağlantı elemanları ve ankraj plakaları gibi metal parçaların korozyon davranışı, çevrenin yanı sıra, yapının kendisi tarafından belirlenen karmaşık bir konudur. Binanın fiziksel ve kimyasal özellikleri ile imalatta kullanılan malzemeler, cephenin servis ömrünü etkiler. Korozyon davranışı, malzemenin kendisine, kullanım şekline ve yapıdaki konumuna bağlı olarak değişir. Ancak unutulmamalıdır ki, cephe servis ömrü her zaman en zayıf parça tarafından belirlenir.

İnşaatın çevreyle olan karmaşık etkileşimi nedeniyle, burada verilen bilgiler bir cephe uygulamasının korozyona karşı tüm olası yönlerini kapsayamaz. Bu nedenle, kullanılacak malzeme seçimi için nihai kararın sorumluluğu her zaman kullanıcıya aittir.

Giriş
Bu makale çevrenin ve cephe yapısının korozyon davranışı üzerindeki önemli etki faktörlerini açıklamaktadır. Kapanış bölümünde, malzeme seçimi için genel bir kılavuz bulunmaktadır.

Cephelerin Kullanım Amacı
Cephe genel olarak bir yapının en dış katmanı olarak düşünülür. Cepheler estetik tasarım fonksiyonu dışında inşaat sektöründe birçok amaçla kullanılırlar. Binaları hava koşullarından korurlar, enerji transferini kontrol ederler, (ısı izolasyonu sağlarlar ve/veya ani sıcaklık artışını engellerler) ayrıca yangın ve ses yalıtımı sağlarlar.
Günümüzde ekolojik ve ekonomik gereklilikler hiç olmadığı kadar dikkate alınmalıdır. Enerji tasarrufu, enerji verimliliği maliyetleri ve çekici bir görünüm, cepheler için önemli karar verme kriterleridir.

Cephe Bileşenleri
Bu makalede, bir cephenin dış elemanlarını (paneller, cam veya benzeri) sabitlemek için kullanılan metal yapının korozyon davranışı açıklanmaktadır. Cephe bağlantıları için kullanılan bu parçalar cephe öz ağırlığını ve buna ilaveten rüzgar ve deprem etkilerinden oluşan yatay kuvvetleri karşılayacak kapasitede olmalıdır. Tüm yapı ile karşılaştırıldığında, yükleri iletmek için kullanılan bağlantı elemanlarının sayısı oldukça azdır. Korozyona bağlı kapasitede azalma (kesit alanının azaltılması) işlevsellik üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır. Bu nedenle, mekanik ve korozyon koruma özelliklerine ilişkin tüm ilgili parçaların uygun şekilde boyutlandırılması gereklidir.

Bağlantılar için kullanılan bu metalik yapıda kullanılan parçalar genellikle aşağıdakilerden oluşur:

Altyapı

Altyapılar, ana yapıya mesnetlenmiş profiller, kanallar ve ankraj plakalarından oluşan bir sistemdir ve kaplamadan gelen yükü ana taşıyıcıya aktarır. Bu bileşenler için alüminyum alaşım Hilti parçaları mevcuttur (bakınız Şekil 1).


Şekil 1: Hafif cepheler için kullanılan tipik alüminyum ankraj plakası (Hilti MFT-MFL).

Bağlantı Elemanları

Cephelerde kullanılan bağlantı elemanları genel olarak ikiye ayrılır:

· Ankraj elemanları, alt yapıyı ana yapıya (genelde betonarme) mekanik olarak bağlayan parçalardır.
· Birleşim elemanları, alt yapının parçalarını mekanik olarak birbirine bağlar.

Kullanılan malzemeler ve bu nedenle bağlantı elemanlarını etkileyen korozyon, cephe konstrüksiyonundaki konumlarından etkilenir. Kullanım ömrü her zaman sistemin en zayıf kısmı tarafından belirlenecektir. Bu nedenle, belirli bir uygulamada ve ortamda tüm parçaların gerekli korozyon korumasını sağlaması gerekir.

Cephe Tipleri

Dünyada kullanımda olan birçok farklı tipte cepheler vardır ve kullanılan terimler ve kavramlar her zaman aynı olmayabilir.
Ancak ankrajlar için doğru korozyon korumasını seçmek için esas olarak aşağıdaki dört genel tür dikkate alınabilir:


· Giydirme Cepheler
· Cephe Kaplamaları
o   Kapalı Derzli Cephe Kaplamaları
o   Açık Derzli Cephe Kaplamaları
o   Havalandırmalı Cephe Kaplamaları

Giydirme Cephe (Curtain Wall)

Giydirme cephe terimi, bir binanın yapısal olmayan dış kabuğu/kaplaması için kullanılır. Bir giydirme cephe, ana yapıya ait herhangi bir yük taşımaz, sadece kendi ağırlığını taşıyacak şekilde tasarlanır. Bu bağlamda ana binanın taşıyıcılığına katkısı olmadığından yapısal olmayan kabuk terimi kullanılmaktadır. Genelde kaplama olarak cam tercih edilen giydirme cepheler, iç ve dış mekan arasındaki tek bariyerdir.
Ankraj elemanları, cam panellerin monte edildiği ankraj plakalarının döşemeye veya taşıyıcı duvara sabitlenmesi için kullanılır. İmalattan sonra bu sabitleme elemanları iç atmosfere maruz kalmaktadır (bakınız Şekil 2 ve Şekil 3). Bu nedenle korozyon koruması için özel bir önlem gerekmez ve elektro-galvanizli bağlantı elemanlarının kullanımı genellikle yeterlidir. Ancak, inşaat aşamasında bazı durumlarda daha güçlü korozyon koruması gerekebilir. Ancak bu, binanın bulunduğu yere (ayrıntılar için Hilti korozyon el kitabına bakınız) ve cephenin kapatılmasından önceki süreye bağlıdır.

Bu makale kapsamında giydirme cephelerde bağlantı elemanlarının, bina tamamlandıktan sonra iç ortama maruz kalacağı olması önemlidir.


Şekil 2: Döşemede yerinde bırakılmış ankraj kanalına sabitlenen ankraj plakası.

Cephe Kaplamaları (Rain Screen)

Cephe kaplama sistemleri, ana yapının taşıyıcı dış duvarlarına mesnetlenen alt yapı ve buna monte edilen dış cephe kaplaması olarak tanımlanır. Cephe kaplama sisteminin ana fikri, yapının dış duvarında yağmurun neden olduğu nem yükünü azaltmak ve kaplama ile duvar arasında bir boşluk sağlayarak duvardan geçen nemin atılmasını sağlamaktır.

Bu sistemlerde kullanılan bağlantı elemanları genel olarak havanın doğrudan etkisinden korunur. Bununla birlikte, giydirme cephe sistemlerindekinin aksine binanın ısıtmalı-kapalı bölümünde değillerdir.

Giydirme cephe sistemi bir binanın dış kabuğunu oluştururken, cephe kaplama sistemleri, binanın yapısal kabuğunu (dış duvar) çevreden korumak ve nem transferini kontrol etmek için ek bir koruyucu kaplama olarak düşünülebilir.

Çeşitli tipte cephe kaplama sistemleri vardır. Korozyon söz konusu olduğunda, ana faktör cephe kaplamasının su geçirmezliği ve hava geçirgenliğidir. 


Şekil 3: İnşaat aşamasında olan cam giydirme cephe.

Kapalı Derzli Cephe Kaplama Sistemleri

Kapalı derzli cephe kaplama sistemi (alttan-üstten kapalı, paneller arasındaki boşluklar kapalı) çoğu çevresel etkiden koruma sağlayabilir. Bu tasarım genellikle su geçirmezdir, ancak tamamen hava geçirmez değildir. Bununla birlikte, açık derzli sistemle karşılaştırıldığında, dış atmosfer ile boşlukta zorla hava değişimi yoktur ve bu nedenle, havadaki aşındırıcı maddelerin boşluğa önemli bir miktarda taşınması gerçekleşmez.

Teorik olarak, kontrollü bir iç mekan ortamında olmadığı için, cephede sadece sıcaklık değişikliklerinin neden olduğu yoğuşma meydana gelebilir. Yoğunlaşma büyük ölçüde cephedeki sıcaklık dayanımına (yalıtım malzemesinin rolü) bağlıdır. Klorürler veya kirleticiler tarafından aşındırıcı bir saldırı genellikle ihmal edilebilir düzeyde olur.

Cephenin su geçirmezliği planlanan kullanım ömrü boyunca sağlanabiliyorsa, sıcak daldırma galvanizli gibi paslanmaz çeliğe alternatif ürünler, iklime bakılmaksızın birincil bağlantı elemanları olarak düşünülebilir.


Şekil 4: Cephe kaplama sistemi montajı

Açık Derzli Cephe Kaplama Sistemleri

Derz boşluklarının açık olması durumunda korozyondan korunma gereksinimleri farklıdır ve dış ortam koşullarına da bağlıdır (bkz. Şekil 4). Korozyon koruması söz konusu olduğunda ortam havasına erişim sağlayan her türlü kaplamada özel dikkat gösterilmelidir.

“Cephe kaplama” teriminin her zaman bu makalede anlatılan şekilde kullanılamayabileceğine dikkat edilmelidir. Bazen cephe kaplaması denince sadece açık sistemler akla gelebilir. (Açık derzli veya havalandırmalı cephe kaplamaları) 

Havalandırmalı Cephe Kaplama Sistemleri

Havalandırmalı cepheler alttan-üstten açıktır ve genellikle paneller arasında açık boşluklara sahiptir. Bu açıklıklar baca etkisi sayesinde yalıtım malzemesini kuru tutmak için gerekli olan bir hava akışına neden olur (bakınız Şekil 5). Havalandırmalı cephelerin tasarımı, güneş termal enerjisi ve fotovoltaik sistemler gibi enerji üretim sistemlerinin entegrasyonu için birçok olanak sunmaktadır. Bu tür cephelerin yapısı, binanın yeni bir yapı olup olmadığına veya yenilenmesine bakılmaksızın yapısal olarak en uygun dış duvar tasarımını sağlar.

Herhangi bir cephe sisteminde dış atmosferle temasta olan tüm bağlantı ve tespit elemanları, dış ortamın koşullarına göre seçilmelidir. (Hilti korozyon el kitabına bakınız.)

Çeşitli cephe tiplerinin farklılıkları hakkında daha iyi bir fikir edinmek için bkz. Şekil 6.


Şekil 5: Yalıtımlı havalandırmalı cephe kaplama sistem görseli


Şekil 6: Farklı cephe tiplerinin şematik gösterimi

Cephe Uygulamalarında Korozyon

Sıcaklık ve nem (yoğuşma) söz konusu olduğunda cephenin arkasındaki iklim koşulları çevredeki ortamın koşullarını yansıtır. Bunun yanında, klorürler veya endüstriyel kirleticiler gibi aşındırıcı maddeler, cephenin arkasına hava akışı ile taşınabilir. Bu konu özellikle yalıtım malzemesini kuru tutmak için sabit bir hava akışının amaçlandığı havalandırmalı cephelerde çok önemlidir. Cephelerde ankrajlar için korozyon koruması seçiminde, hem çevre koşulları hem de cephenin inşası dikkate alınmalıdır. (Bkz: Tablo 1)

Ayarlama işlemi sırasında, özellikle metalik ve/veya organik bir kaplama ile korunan bağlantı elemanları kullanılırken, bağlantı elemanlarının hasar görmesi her zaman dikkate alınmalıdır. Çok kısa bir süre için bile korozif bir ortama (açık hava atmosferi, yağmur vb.) maruz kaldığında ikincil hidrojen gevrekleşmesine duyarlı olabilecek yüksek mukavemetli bağlantı elemanlarının kullanımında da dikkat edilmelidir.
 
Bu tür bağlantı elemanlarının servis ömrünü korumak için, Hilti'nin yayınlanmış literatüründe listelenen her bir ürünün uygulama koşullarına uyulmalıdır.


Tablo 1: Cephe uygulamalarında malzeme seçiminde dikkate alınması gereken faktörler.

Sistemin davranışını belirlerken, tüm sistemin malzeme özellikleri ve çevre ile etkileşimi göz önünde bulundurulmalıdır. Genel olarak, malzemelerin spesifik davranışını ve korozyon direncini belirli bir çevre koşulları kategorisiyle bağdaştırmak mümkündür.

Malzemelerin korozyonu ve çevre koşullarının aşındırıcılığının değerlendirilmesi hakkında daha fazla bilgi için lütfen Hilti korozyon el kitabına bakınız.

Aşağıdaki bölümlerde, cephelerde yaygın olan korozif etki koşulları kısaca açıklanacaktır.

Direk Hava Koşullarına Maruz Kalarak Aşınma

Bu konu yağmur, UV radyasyonu veya rüzgarın doğrudan etkisi esas olarak doğal taş, cam, seramik, metal veya kompozitler gibi çeşitli malzemelerden yapılabilen cephe panelleri ile ilgilidir. Bununla birlikte, panellerin uzun vadeli davranışı, alt yapı ve bağlantı elemanlarının kullanım ömrü üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir.

Paneller arasında boşluklar varsa ve cephe tamamen kapalı/sızdırmaz değilse, boşluklardan yağmur suyu girebilir. Bu durumda, suyun birikmesini önlemek için cephenin dibinde uygun drenaj sağlanmalıdır.
Altyapı, suyun duvara ve özellikle de yalıtım malzemesine taşınmasının (eğim, drenaj delikleri, su bariyerleri) önleneceği şekilde inşa edilmelidir.

Havalandırma ise, metal parçaların ve varsa yalıtım malzemesinin, yağmurla teması halinde hızla kurumasını sağlamalıdır. Paneller arasındaki boşluklar contalarla kapatılabilir. Ancak bu malzemeler çoğunlukla UV radyasyonundan muzdariptir ve tüm bina için tahmin edilenden daha düşük bir ömre sahip olabilir. Dolayısıyla cephenin yapım koşulları yukarıdaki etkenleri belirlediğinden, cephe servis ömrünü direk etkiler. Cephenin tüm kullanım ömrü boyunca bu etkenlere karşı uygun bir şekilde izole edilememesi durumunda, kullanılan parçaların korozyon korumasını arttırmak gerekebilir.

Parçaların açık ortama maruz kalacağı inşaat dönemi boyunca korozyon ihmal edilmeyebilir. Uzun süre yağmurlu veya nemli hava korozyona neden olabilir. Bu nedenle, kıyıya yakın yerler veya buz çözücü tuzların kullanıldığı yollara yakın yerlerde imalatlara özel olarak dikkat etmek gerekir. Örneğin, bitmiş bir cephe için çinko kaplı ürünlerin kullanımı uygun olabilir, ancak inşaat süresi boyunca yukarıdaki gibi bir ortamda çinko kullanımı korozyon nedeniyle riskli olabilir.

Havalandırmalı Sistemlerin Korozyona Etkisi

Havalandırmalı cephe kaplamalarında hava boşluğundaki koşullara temel olarak yapının fiziksel parametrelerine etki eder. Her şeyden önce, ortam havası ve içerdiği maddeler alt yapıya ve cephede kullanılan bağlantı elemanlarına erişebilecektir. Yağmur suyunun yıkama etkisi olmadığından aşındırıcı maddeler zamanla birikebilir.
Dış cephenin içindeki havanın sıcaklık farkı nedeniyle baca etkisi sürekli yukarı doğru hava akışına neden olur. Bu akış, ıslanması durumunda yalıtımı hızla kurutmak için gereklidir. Ancak, aşındırıcı maddelerin cephe kaplamasının arkasına taşınmasından da sorumludur.

Binanın alt ve üstü arasındaki sıcaklık gradyanının yanı sıra, bina duvarından panellere de bir gradyan olacaktır. Termal köprüleme nedeniyle, boşluktaki metal parçalar ortam sıcaklığı ile dengede olmayabilir. Bu durum metal parçalarda yoğuşmaya neden olabilir.

Aşındırıcı Maddeler

Sıcaklık, nem ve yağmurun yanı sıra, havadaki aşındırıcı maddeler, cephelerin ve metal parçalarının korozyonu üzerinde en büyük etkiye sahiptir. Bu maddeler, yıkama etkisi olmadığı için cephelerde birikebilir.

En önemli korozif maddeler klorürler ve kükürt dioksittir. Doğal klorür kaynakları deniz suyundan gelen aerosollerdir. Kural olarak, deniz sularındaki klorürler (her ne kadar mevcut rüzgar akıntıları aerosolleri iç kısma taşıyabilse de) kıyıdan bir kilometreden daha uzak mesafelerde ihmal edilebilir. Başka bir klorür kaynağı ise, kış aylarında yollarda buz çözücü tuzların kullanılmasıdır. Etkileri genellikle yoldan sadece birkaç metre uzakta görünse de, buz çözme işleminin kış aylarında yapıldığı bir şehirdeki hemen hemen tüm binaları ilgilendirebilir. Deniz suyundan gelen aerosoller klorürleri tüm cepheye dağıtırken, buz çözücü tuzlar esas olarak zemin seviyesine yakın bir etkiye sahiptir.
Korozyon oranları üzerindeki etkisi açısından endüstriyel proseslerden (yakıt yanması vb. gibi) kaynaklanan tüm atmosferik kirleticiler içinde en önemlisi kükürt dioksittir. Atmosferdeki kükürt dioksit gazı, yüzeydeki elektrolitleri asitleştirir ve çözünür korozyon ürünlerinin oluşumuna yol açar. Böylece çinko, çelik, alüminyum ve paslanmaz çelik gibi birçok metalde korozyon oranları artar. Sülfür dioksit emisyonları dünyanın büyük bölgelerinde düşüş göstermektedir ve birçok kentsel ve hatta endüstriyel alanda (5µg / m3'ün altında veya daha da düşük) önemsiz seviyelere ulaşmıştır. Bununla birlikte, malzeme seçimi söz konusu olduğunda, SO2 nedeniyle korozyonun artmasının göz önünde bulundurulması gereken, ağır derecede kirlenmiş yerler hala mevcuttur. ISO 9223: 2012 standardı, havadaki SO2 konsantrasyonları yıllık ortalama 50 µg / m3 üzerindeki atmosferleri, karbon çeliği ve çinko kaplı ürünler için güçlü kontamine ortamlar olarak dikkate alır.

Galvanik Korozyon

Galvanik korozyon kabaca iki farklı metalin birbiriyle fiziksel ya da elektriksel teması durumunda ortaya çıktığı bir durum olarak tanımlanabilir. (Bu tip korozyon hakkında daha ayrıntılı bilgi için lütfen Hilti korozyon el kitabına bakınız.) Alt yapılar için ana malzeme genel olarak alüminyumdur. Ankraj plakaları ve kanallarla temas eden bağlantı elemanları için çinko kaplamalı ve paslanmaz çelik bağlantı elemanları olmak üzere tüm standart korozyon koruma tipleri kullanılmaktadır.

Hem çinko hem de paslanmaz çelik, alüminyumla temas ettiğinde hafif galvanik etkiler yaratacaktır.

Paslanmaz çelik bağlantı elemanları söz konusu olduğunda, alüminyum ile temas yoluyla galvanik korozyon genellikle temas alanı minimum olduğundan göz ardı edilebilir, Ağırlıklı olarak kuru koşullarda, çinko ve alüminyum arasındaki galvanik korozyonun etkisi de ihmal edilebilir

Çinko kaplamalı bağlantı elemanlarının kullanımındaki kısıtlamalar çoğunlukla çevredeki ortamdan (örn. kıyı bölgeleri ) ve ıslandıklarında kurumayan çatlaklar gibi yapısal etkilerden kaynaklanır. Kullanım ömrü boyunca yoğuşma ve/veya durgun sudan kaçınılabilirse, sıcak daldırma galvanizli tutturucular genellikle havada önemli aşındırıcı maddeler olmadığı sürece bu tür cephelerde kullanılabilir. Bununla birlikte, elektrogalvanize çinko kaplama genellikle sıcak daldırma galvanizli bağlantı elemanlarının kaplama kalınlığının sadece onda birine sahiptir. Sıcak daldırma galvanizli bağlantı elemanları belirli bir süre için etkili korozyon korumasına sahipken, cephedeki koşullar değişiyorsa, elektrogalvanize bağlantı elemanları, çok daha düşük kaplama kalınlıkları ile herhangi bir tolerans sağlamaz ve sadece kuru, korozif olmayan koşullarda güvenle kullanılabilir

Elektrogalvanize bağlantı elemanlarının performansı, montajdan sonra dış parçalara korozyon koruyucu kaplamalar uygulanarak artırılabilir. Bu tür kaplamalar, ankrajın dış kısımlarını tamamen kaplayacak kadar yeterli kaplama kalınlığında uygulanmalı ve suyun delinmiş deliğe nüfuz etmesi önlemelidir.

Hilti Uzmanlığı

Hilti, ürünlerinin korozyon direncini değerlendirmek için kapsamlı laboratuvar ve saha bazlı testler yapar. Şirket içi araştırma ve ünlü üniversiteler ve laboratuvarlarla yakın iş birliği sayesinde Hilti, farklı çevre koşulları için çok çeşitli test edilmiş korozyon koruma çözümlerine sahiptir.

Hilti, cephelerdeki korozyonu değerlendirmek için sayısız test gerçekleştirmiştir. Bu veri tabanı ile Hilti, cephe uygulamalarındaki bağlantı elemanları için uygun ve ekonomik malzemeler sunabilmektedir. Testler, iklim ölçümlerinin yanı sıra betondaki klorür içeriğinin ölçümünü de içerir.

Hilti'nin merkezinde, çevre koşullarının ve korozyonun sürekli izlendiği bir test cephesi vardır (bkz.Şekil 7) (bkz.Şekil 8). Benzer testler dünyanın farklı iklim bölgelerindeki çeşitli cephelerde de yapılmıştır. (bkz.Şekil 9).


Şekil. 7: Hilti merkezindeki test cephesi (kuzeydoğu cephesi)


Şekil 8: Yalıtımsız kapalı derzli test cephesinde 2014 yaz aylarında ölçülen, sıcaklık ve nemin seyir grafiği. 

Özellikle gece saatlerindeki yüksek nem seviyeleri, metal parçalar üzerinde yoğunlaşmanın mümkün olduğunu gösterir. Her iki parametre de genel olarak dış koşullardan etkilenir. Bir diğer önemli faktör, cephedeki güneş ışığıdır. Bu nedenle kuzeye (kuzey yarımkürede) veya güneye (güney yarımkürede) bakan cephelerin yoğunlaşma süreleri daha uzun sürebilir.


Şekil 9: Asya metropollerindeki (Mumbai, Şangay, Delhi) açık cephelerde (panellerin arkasında) sahilden uzaklığa bağlı olarak değişen klorür birikimini gösteren grafik.

Kıyıya yakın yerlerde klorür seviyeleri, kıyıya uzak bölgelere göre daha yüksektir. Ölçümler, klorürlerin cephede birikebileceğini ve yıkama etkisinin olmaması nedeniyle önemli seviyelere ulaşabileceğini göstermektedir.
 
Sonuç

Aşağıdaki tablolar, ortak deneyime dayalı, tipik atmosferik ortamlardaki cephe uygulamalarında, bağlantı elemanlarının kullanımı için genel bir kılavuz göstermektedir.

Tablo 2'de, havanın erişebildiği açık derzli ve havalandırmalı cephe kaplama sistemleri ele alınmaktadır. Daha önce de belirtildiği gibi, bu tür cephelerde kirletici maddelerin birikmesi, dışarıdan su ve nem penetrasyonu ile kolayca mümkündür.

Tablo 3 kapalı derzli cephe kaplama sistemlerini ele almaktadır. Ortam havasına ve kirleticilere erişim engellenemezse, doğru malzemeyi seçmek için daha güvenli bir yaklaşımı izlemek için Tablo 2'yi değerlendirmek düşünülebilir.

Giydirme cephe uygulamaları için Tablo 4'e bakınız.

Tablo 2: Tipik atmosferik ortamlarda açık derzli ve havalandırmalı cephe kaplama sistemlerinde bağlantı elemanlarının kullanımı için genel kılavuz. Bu tablo, havanın erişebildiği açık bir cephe sistemi içindir. Kirleticilerin birikmesinin yanı sıra dışarıdan su ve nem girişi de kolayca mümkündür. 


Tablo 3: Tipik atmosferik ortamlarda tamamen kapalı cephe kaplama sistemlerinde bağlantı elemanlarının kullanımı için genel kılavuz.

Bu tür cephe ve koşulları hakkında daha fazla bilgi bir önceki bölümde bulunabilir. Ortam havasına ve kirleticilere erişim engellenemezse, doğru malzemeyi seçmek için daha güvenli tarafta kalan bir yaklaşım izleyerek Tablo 2'ye (Açık derzli ve havalandırmalı cephe kaplama sistemleri) başvurulabilir.


Tablo 4: Cephe kapatıldıktan sonra bağlantı elemanlarının binanın içinde olduğu giydirme cephe uygulamalarındaki bağlantı elemanlarının kullanımı için genel kılavuz.

[*]: bağlantı elemanının dışarıda kalan kısımları uygun bir kaplama ile korozyona karşı etkin bir şekilde korunuyorsa elektrogalvanize ürünler kullanılabilir. Kaplama, yeterli kaplama kalınlığı ile uygulanmalı ve suyun delinmiş deliğe girmesini önlemelidir. Bunu sağlamak için bitüm bazlı bir kaplamaya sahip plastik çerçeve ankrajlarının (HRD) kullanılması tavsiye edilir (bkz.Şekil 10). Elektrogalvanize HRD (çerçeve dübeli) kullanımı aynı zamanda ısı köprülerin en aza indirilmesine yardımcı olur.

Kapalı derzli cephe kaplama sistemlerinde, cephe inşaatı sırasında atmosfer koşullarına açık olduğundan, genel olarak elektrogalvanize bağlantı elemanlarının kullanılması tavsiye edilmez. Böyle bir durumda korozyon koruma boyası içeren bir metal boya ile ek önlem alınması tavsiye edilir. (Örneğin, en az 10 µm ile çinko sprey kaplamalar.)


Şekil 10: Üzeri (bitumen) kaplı HRD kullanımı.

Çevre kategorileri



Önemli Notlar

Gerekli olan korozyon koruması ile ilgili nihai karar müşteri tarafından verilmelidir. Hilti, uygulama koşullarından haberdar olsa bile, bir ürünün belirli bir uygulama için uygunluğu konusunda hiçbir sorumluluk kabul etmez.
Tablolar, tipik uygulamalar için ortalama hizmet ömrüne dayanmaktadır.
Metalik kaplamaların ömrünün sonu, (ör. çinko katman sistemleri) ürünün büyük bir kısmı üzerinde kırmızı pasın göründüğü ve yaygın yapısal bozulmaların meydana gelebileceği noktadır. Pasın ilk başlangıcı daha erken ortaya çıkabilir.
Ulusal veya uluslararası yasalar, standartlar veya yönetmelikler, müşteri ve / veya sektöre özgü yönergeler bağımsız olarak düşünülmeli ve değerlendirilmelidir.
Bu kurallar yalnızca atmosferik korozyon için geçerlidir. Aralıklı korozyon veya hidrojen destekli çatlama gibi özel korozyon türleri bağımsız olarak değerlendirilmelidir.
 
Bu belgede yayınlanan tablolar, tipik atmosferik ortamlarda yaygın olarak kabul edilen uygulamalar için sadece genel bir kılavuz açıklamaktadır.
 
Belirli bir uygulama için uygunluk, aşağıdakiler dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, yerel koşullardan önemli ölçüde etkilenebilir:
• Yüksek sıcaklık ve nem
• Yüksek düzeyde havadaki kirleticiler
• Bazı kimyasal işlem görmüş odun, atık su, beton katkı maddeleri, temizlik maddeleri vb. gibi aşındırıcı ürünlerle doğrudan temas.
• Toprağa doğrudan temas, durgun su
• Taze / genç betona doğrudan temas (28 günden daha az)
• Elektrik akımı
• Farklı metallerle temas
• Çevrelenmiş alanlar, ör. çatlaklar
• Fiziksel hasar veya aşınma
• Farklı etki faktörlerinin birleşik etkileri nedeniyle aşırı aşındırıcılık
• Ürün üzerindeki kirleticilerin zenginleştirilmesi

Referanslar
Übleis A., Korrosion  im Fassadenbereich, WTA-Schriftenreihe Heft 4, 1994
Hilti corrosion handbook, 2015
IFD Guidelines for the Design and Application of back-ventilated wall claddings,
International Federation for the Roofing Trade, November 2011

Henüz yorum yok

İlk yorumu siz yapın!